Yedigöller Milli Parkı
Bolu Aralık 9th, 2007
Fotoğraf: Zafer C.
Batı Karadeniz Bölgesi’nde Bolu’nun 42 km. kuzeyinde Zonguldak’ın güneyinde yer alan Milli Parka Ankara–İstanbul karayolunun 152. km’sindeki Yeniçağa ve 190. km’sindeki Bolu’dan kuzeye ayrılan yollarla ulaşılır. Kışın Bolu–Yedigöller güzergâhı (karla) kapalı olduğundan ulaşım sadece Yeniçağa–Mengen–Yazıcık üzerinden yapılır.
2019 hektar büyüklüğündeki Yedigöller Havzası, 1965 yılında milli park olarak korumaya alınmıştır. Havza kayan kütlelerin vadilerin önlerini kapatması sonucu oluşan, yüzeysel ve yeraltı akışlarıyla birbirine bağlı, kuzeyden güneye 1500 m. mesafede sıralanmış 7 gölden oluşmuştur. Milli park içindeki “Köyyeri” mevkiinde yeni Bizans dönemine ait bulunan kalıntılardan, eski dönemlerde bölgenin bir yerleşim yeri olduğu anlaşılmaktadır.
Milli park bünyesinde Büyükgöl, Seringöl, Deringöl, Nazlıgöl, Küçükgöl, İncegöl ve Sazlıgöl olarak 7 göl vardır. Bu göller aralarında 100 m. yükselti farkı bulunan iki plato üzerindedir. Ortalama 780 m. yükseklikte olan platodaki göllerin en büyüğü Büyükgöl’dür. En derin yeri ise 15 m’dir. Büyükgöl’ün güneydoğusundaki Deringöl, 20 m. uzunluğundaki akan bölümü ile Büyükgöl’e bağlıdır.
Büyükgöl, Yedigöller’de canlı alabalık yetiştirilmesi için damızlık amaçlı kullanılmaktadır. Ülkemizde ilk alabalık üretme istasyonu 1969 yılında burada kurulmuştur. Büyükgöl’ün kuzeyinde ise Seringöl bulunmaktadır.
Diğer platodan 100 m. yükseklikteki platonun en geniş gölü Nazlıgöl’dür. Dibinden sızdırdığı bol miktardaki su, gölün kuzeydoğusunda yüzeye çıkarak bir şelalenin oluşmasına sebep olduğundan “Şelale Gölü” adı da verilir. Aynı platoda Sazlıgöl, İncegöl ve Küçükgöl bulunur. Kuzeyden güneye doğru alçalma gösteren bölgede, en yüksek yer 1488 m. ile Eğrikiriş Tepesi, en alçak yer ise 465 m. ile Kirazçatı’dır.
Yedigöller Milli Parkı bilimsel inceleme ve araştırmalar için de kuvvetli bir altyapıya sahiptir. Çok sayıda bitki türünü içeren milli park, yurdumuzun en güzel, karışık doğal ormanlarına sahiptir. Başlıca ağaç türleri olan kayın, gürgen, meşe, kızılağaç, akçaağaç, karaağaç, titrek kavak, sarı ve kara çam, köknar, fındık, ıhlamur ve dişbudak ağaçları yüksek boylu ve düzgün gövdelidir. Porsuk gibi nesli azalmakta olan bitki türleri de mevcuttur.
Yaban hayvanlarından ayı, domuz, kurt, tilki, sansar, sincap, geyik, karaca ve tavşan ile kuşlardan yabani ördek, yabani güvercin ve keklik vardır. Milli Park sahasında 100’ün üzerinde kuş türü tespit edilmiştir. Bu özellikleriyle Yedigöller Milli Parkı tam bir doğa cenneti durumundadır. Her yıl mayıs-eylül dönemlerinde Büyükgöl ve Deringöl’de ücret karşılığı sportif olta balıkçılığı yapılabilmektedir. Göllerde göl alası ve gökkuşağı alabalığı vardır.
Yedigöller Milli Parkı içerisindeki “Kapankaya Manzara Seyir Yeri”ne çıkılarak gölleri ve eşsiz peyzaj güzelliklerini görmek mümkündür. Bu güzergâh üzerinde bir de anıt ağaç bulunmaktadır. Ayrıca, milli park içindeki geyik üretme istasyonu ziyaret edilebilir.
Sessiz ve sakin bünyesi, güzel manzaraları, değişik arazi şekilleri, yürüyüş yolları, şelaleleri, çeşitli cinste bitki ve ağaçlarla süslü yamaçlarıyla piknik, dinlenme, fotoğraf çekme, spor yapma ve kamp kurma gibi rekreatif faaliyetler yapılırken konaklama ihtiyacı Orman Bakanlığı’na ait 40 yatak kapasiteli bungalov evlerde sağlanabilir. Ayrıca, 1 hektarlık alanda çadırla veya karavanla konaklama da yapılabilir. Deringöl yanında bulunan balık üretme istasyonundan ücret karşılığı canlı alabalık alınabilir. Ziyaretçilere yıllık ortalama 40.000 adet balık satışı yapılmaktadır. Parkın ziyarete en uygun zamanı nisan-kasım ayları arasıdır.


Temmuz 4th, 2008 at 10:08
Rastgele Amator Balikcilar Dernegi’nin geleneksel senligine katilmayi hep istediysek de imkanlar ancak bu sene katilmamiza musaade etti ve hemen arastirmalara basladim, Bu sefer Senlik Bolu Yedigollerde olacak, Izmir’den Boluya direk sefer yapan sadece bir firma vardi Ozbolu Seyahat, sadece gunde bir sefer o da her gun saat 20.00 de Izmir’den Bolu’ya , 20.30 da Bolu’dan Izmir’e , Ayrica Izmir-Safranbolu-Karabuk seferi yapan SafKar Safran firmasi da gunde sadece bir sefer yapiyor ve O da Izmir’den 19.30 da hareket ediyor, iki firma ile de gorustum ikisi de 10 saat de Bolu’ya vardigini soyledi, biz Ozbolu Seyahati tercih ettik.
31 Mayis-01 Haziran 2008 tarihlerinde Koprukoyde yapilan Av&Doga dergisi senligine ailecek katilmis, cok keyif almis ama, bir gece konaklayinca 8 saat suren Izmir-Ankara yol sartlarinda cok yorulmustuk, bu nedenle daha uzun surecek bu yolculukta yorgunlugumuzu alt seviyede tutmak icin iki gece konaklamaya karar vermistik.
26 Haziran Persembe gunu Cok sicak bir havada (41 derece) gibi bir havada saat 16.00 gibi Mordogan’dan yola ciktik, Izmir’den servis araci ile Otogar’a giderken az kalsin geriye donuyorduk, 25 dakikalik yol servis aracinda 1,5 saati bulmus, servis uckuyulara gec kalan bir yolcuyuda Ucyolda yaklasIk 20 dakika beklemis ve biz o sicakta dogal klimali arabanin icinde pismis, terden bitmistik, Yusufhan’in deyimi ile terlerimiz Yedi Golleri olusturacak kadar cok olmustu ama yilmadik saat 19.45 de terminaldeydik, 20.00 de otobusumuz kakti ve sabah 06.45 de bizi Muzaffer (YILDIRIM) bey degerli esleri Filiz hanim ile karsiladi. Kendisi bircok telase icinde bizlerle de ilgilenme gorevi ustlendi,
Tanisma faslindan sonra sabah corbalarimizi ictik, bir Golcuk yolculugu yapip, geri donduk, golcuk gorulmeye deger bir guzellikte diye yazacagim ama gittigimiz her yer ayri bir guzel YILDIRIM ailesinin dostlugu ayri bir guzeldi. Golcuk fotograflari ile birlikte gezdigimiz diger yerlerde ve senligimiz boyunca cektigimiz fotograflardan sectiklerimize www.kalamaravcisi.com sitesinde son macera veya Kalamar Avcisi Turkiye yollarinda linkinden 27-28-29 Haziran Bolu Yedigoller Rastgele-Der senliginden ulasabilirsiniz.
Uzun yoldan gelecegimiz icin bizim herseyimizi Muzaffer bey hazirlamisti, cadirimiz, uyku tulumlarimiz, sandalyelerimiz, masamiz, taburemiz, ISIk, akliniza gelebilecek her turlu mutfak malzemesi, cay, seker, tuz , hamak, salincak daha ne diyeyim aklima gelen gelmeyen her sey, biz sadece giyeceklerimizi ve Bolu’da kumanyamizi aldik.
Yol yorgunu gece yollarda kah uyuyup kah uyanik seyahat eden bizler saat 10.00 yola ciktik, Yedigoller Boluya 40 km ama ne kirk km, zaten yolun bazi kisimlarinin bozuk oldugu alcak arabalar ile gidilmemesi gerektigi bilgilerini almistik ama, yol bakimi nedeniyle yol bekledigimizden daha farkli idi, yer yer kenarlara micirlar dokulmus, hele bir yere geldik ki, micirlar yola serilmis ama daha henuz uzerinden silindiri birakin arac bile gecmemis, sonradan kamp yerine vardigimizda bir aracin yolda tekerleginin yarildigini, bir baska aracin ise hararet nedeniyle geriye dondugunun ogrendik. Ama yine de Yedigoller yolunun guzellikleri ile gozlerimizi bir an bile kapatmadan Yedigollere 12.00 gibi vardik. Ve bu yolu Muzaffer bey uc gunde 4 kere gitti geldi, hakkini odeyemeyiz.
Bizleri (Tarik-Canan) Ersal ve (Bahadir-Arzu) Can cifti cocuklari ile ve Sevgili Murat Coskun ile Sevgili Burak Kalac karsiladilar, bizleri cok merak etmisler, bizlerin 06.00 gibi Bolu’da olacagimizi dusunduklerinden endise etmisler, bu arada Yedigollerde telefon cekmiyor, en yakin bes km geride dagin basinda cekiyor/mus.
Bulumsa, hasret giderme kaynasma derken, Bizim YILDIRIM Muzaffer sagolsun uc cadiri kasla goz arasinda kuruverdi, Muzaffer Bey civa gibi birsey yerinde duramiyor, bir taraftan Yusufhan ve Denizhan ile sakalasiyor, bir taraftan kamp yerimizi duzenliyor, Yusufhan’a gore hiperaktif Kuzeninden daha hiperaktif.
Kamp yerimiz hazir, bizim ailecek sigabilecegimiz iki oda bir salon cadirin yaninda Yusufhan’a ve Denizhan’a da ayri ayri cadirlar kuruldu bile, o arada bizim kahveci yedegi dedigimiz , buyuk cay ocagi Ankara’dan yedigollere kadar gelmis ve alti yanmis, Tarik abi ile YILDIRIM Muzaffer goz ac kapa, kamp atesi icin odunlari bulmuslar, YILDIRIM Muzaffer o arada bir de salincak kurmus cocuklar sallanip duruyor, odunlar kirildi, oglen acuka esliginde bir seyler atistirildi ve ben Yusufhan , Denizhan ve Tarik abinin Buyuk Kizi Simal ile yakin cevremizi taniyalim turuna ciktik.
Benim aklim Pisagor agacinda (iki farkli govdesi ve koku olan, bu govdelerin zamanla birbirine kaynasmasiyla ilginc bir goruntu olusturan agac’mis) kamp yerine varirken Pisagor agaci 150 metre ileride tabelasini da gordum zaten, kamp yerinden akan su yonune gitmeye basladik, her taraf yemyesil, envai tur derler ya, yesilin her turu aynen oyle, her yere ahsap basamaklar yapilmis basamaklari takip etmek yeterli arada kopruler az da olsa isaret tabelalari var, tabelayi okuyorum Dilek Cesmesi ve gulen kayalar, Dilek cesmesine yanastigimizda bir kopruden geciyoruz ama o da ne zaten serin olan alanda degisIk bir serinlik saga baktigimizda akan bir selale ve o aradan gelen bir ruzgar kolidoru bizleri serinletiyor hatta usuyuyor, tabela saga yukariyi Dilek cesmesi sola ise Gulen Kayalari isaret ediyor, Simal, Denizhan, Yusufhan ve ben dilek cesmesine yonleniyoruz, kaslasIk 50 metrelik bir tirmanis, tirmanis dediysem agaclardan yapilmis basamaklara basarak cikiyoruz, soylemeden gecemeyecegim, Bolu tarafina gidecekseniz mutlaka Fotograf makinaniz yaninizda olsun, birkac kare cekildikten sonra , asagiya inip gulen kayalari gormeye gidiyoruz, gidiyoruz, gidiyoruz ama gulen bir kaya bulamadik, hatta arada dinlenip kahkaha sesi falan dinledik ama yok, aramaktan vaz gecip geriye donduk,
Kamp atesi hazir, karinlarimiz yine acikmis, Burak ile Murat balik avliyorlar, Tarik abi Kamp bekcisi ile hararetli hararetli gorusuyor, meger kamp icinde ates yakmak yasaklanmis, ama bekci bu aksam icin ates yanmasina izin veriyor, ertesi gunu cumartesi kesin yasak diyor, orman yanginlarinin artmasi nedeniyle alinmis bir karar oldugunu soylemis, Kamp atesi basinda kurulan soframizda Burak ve Murat’in tuttugu baliklar, Bahadir Beyin Ankara’dan getirdigi hamsiler ve ne olur ne olmaz diye yanlarimiza almis oldugumuz nevaleler ve Canan Hanimin nefis Acikasi ile hep beraberiz ve gece cok cabuk geciyor, Kamp atesi basinda Tarik abi bekliyor, bekliyor ki, sabah gelenleri sicak cay ile muhabbet ile karsilasin,
Evet sabah oldu bile Bugun cumartesi Rastgele-Der uyelerini biz uyanmadan gelmeye baslamislar, seslerden anlasiliyor, saat yedi gibi kalktigimda muhabbet koyulasmis, caylar iciliyordu, oglene kadar kaynasma, tanisma, holgeldinlesme den sonra, Taik abi ve Efkan bizleri , yani yuruyus yapmak isteyenleri Nazligol’un kenarina araba ile birakiyorlar. Tabi benim aklim hala Pisagor agacinda , nazli golden kamp yerine yer yer agac basamaklari, yer yer de akan dereleri izleyerek inerken Gulen Kayalar levhasini gorunce O yone yoneldik, sahiden bizim ile yuruyenler disinda Gulen kayalari bulan oldu mu? Bildirirseniz sevinirim. Bizler tabela yonune yurudk ve en sonunda bir kayadaki gulus izini yakaladigimizi dusunerek fotografladik, bu fotografi www.kalamaravcisi.com sitesinde son macera veya Kalamar Avcisi Turkiye yollarinda linkinden 27-28-29 Haziran Bolu Yedigoller Rastgele-Der senligi linki icinde manzaralari tuslayarak manzara6 ve manzara7 fotograflarinda gorebilirsiniz, yine ayni yerde bir insan basina benzettigimiz kayayi ise manzara21 fotografinda gorebilirsiniz. Bu arada bolca sincap, birkac ufak su yilani ve olmadigi kadar cok kurbaga gorduk, hatta gece Yusufhan ile birlikte bir de kirpi fotografladik. Fotografini Canlilar linkinde (canlilar11) gorebilirsiniz.
Bizler doga yuyuyusu yaparken diger dostlar balik avi pesindeydiler, kamp yeri dolmustu, Mordogan’dan ev komsumuz, Kirikkale Koprukoyden cadir komsumuz Ahmet Tahir (Dulger Ahmet) ile esi Hatice hanim da kampa varmislar, hemen cadirlarini bizim cadirin yanina kuruyoruz, yine komsuyuz,
Bolu itfaiyesinde gorevli YILDIRIM Muzaffer kamp alanina bir motopomp getirmis ne olur ne olmaz diye ama Ama ates yakma sorunumuz var, kamp yerinde bir kucuk tupumuz var YILDIRIM Muzaffer zaten her seyi dusunmus tavamiz tenceremiz de hazir ama ates yakamayinca herkes ayri ayri kalacak, yukarida misafirhanede somine var ama diye dusunurken herkes hazirliga basladi bile, hatta Istanbul taraflarindan cigkoftelerimiz geldi bile, ve gunes dagin arkasina gecince bekci ates yakmamiza izin verdi, verdi ama herkes kendi bolgesinde hazirlik yaptigindan Cumartesi gunu uce dorde, bese bolunmus olarak aksam yemeklerimizi ve muhabbetlerimizi tamamladik, tamamadik ve sira fotograf yarismamiza geldi, 16 arkadasimizin ucer fotograf ile katildigi yarisma sonunda
1. Semenderlerin aski isimli Fotografi ile M.Hakan Basar
2. Yapraklarin arasindan gol manzarasi ile Nermin Uyanik
3. Selalenin gozyaslari ile Muberra Ayazoglu oldu.
Fotograf yarismasindan sonra Kamp Atesimizin basi kalabaliklasti, Celal Kaptan darbukayi almis yanimiza geldi, sicak muhabbet ve darbuka esliginde kamp atesi basinda geceledik ve bir ciftimiz de sabahladi, bakalim o ciftimizi fotograflarin icinden bulabilecekmisiniz.
Ve geldi Pazar, her guzel sey gibi bu guzel anlarin da sonu geldi, kucaklasmalar, gorusme, bir sonrakinde mutlaka bulusma, Mordogan da hep beraber kalamar avlama dilekleri ile Tarik agabeyler ve Ahmet Tahirler ile beraber herkesi yolladik, bizler YILDIRIM Muzafferi bekliyoruz, bu arada esim Benan hanim ile Deringolden Serin gole dogru bir yuruuus yapiyoruz, sagimizi solumuzu inceliyoruz o da ne hertaraf yem yesil orman ya yapraklara balinca ortasinda ayri bir olusum oldugunu goruyoruz, bize kayin agacinin yapraklarinin oyle oldugunu soylediler, bazilarinda tek bazilarinda cift cikinti, fotografini fotografi www.kalamaravcisi.com sitesinde son macera veya Kalamar Avcisi Turkiye yollarinda linkinden 27-28-29 Haziran Bolu Yedigoller Rastgele-Der senligi linki icinde bitkiler kismina Bitkiler10 olarak ulasabilirsiniz.
Sozlestigimiz gibi 12.00 civari Muzaffer bey Kayinpederi hasan Bey ile geldi, yolda hararet yapan bir otobuse yardim icin durmuslar, cadirlari kaldirdik, araca yukledik, itfaiye aracina motopompu yukledik, Tarik abilerler ve Ahmet Tahirler ile vedalastik ve ben Pisagor agacini goremeden yola ciktik, ciktik ki ne cikis bir kac km sonra yolda durduk, YILDIRIM Muzaffer yokus cikarmisiniz dedi ve arabadan indi, onde Muzaffer arkada Denizhan ve Yusufhan onlarin arkasinda esim Benan ve Ben merdivenlerden cikisa gectik, 1298 metre Kapankaya seyir terasi, belli oldu digerlerinin Bolu macerasi birmis ama bizimki sanki daha yeni basliyor, devamninda Bolu ve Bolu’dan Abant golune varis, bir Abant Turu Abant niluferlerinin fotograflanmasi ve ver elini Bolu diyecegimi saniyorsunuz ama degil,
Boluya gelip te Dereceoren’de Metinin yerinde alabalik yenmeden hicbir yere gidilemezmis, Ben YILDIRIM Muzaffer’in yalancisiyim diyemiyorum cunku sahiden oyle, onceden tereyagi , yogurt ve bal gelmeseydi kacar balik yerdik bilmiyorum, misir ununda ve tereyaginda pismis alabalik bir baska oluyor, aynisini bir de Trabzon Uzungolde yemistik, hele yanindaki salata valla az bile, bazi seylerin degeri para ile olculemeyecek olsa da , size hesapli olup olmadigini bize hesap verdirmediklerinden soyleyemiyorum.
Koyunlar ve keciler ile dolu daracik Dereceoren yolunda dere kenarindan eskiden yakalanan alabaliklarin hikayesini dinleye dinleye , Muzaffer Beyin Kayinpederinin deyimi ile Bolu’nun Pamukkalesi’ne Akkaya’ya geldik, Akaya degisIk bir yer cesmelerinden maden suyu akiyor Akmina maden suyu buradan siselenip tum Turkiyeye dagiliyormus, cesmeden maden suyu icimek bizim icin cok buyuk bir degisIklik oldu, sagolasin YILDIRIM Muzaffer bey ve sag olasin Hasan Bey.
Daha once dedim ya her guzel seyin bir sonu oluyor, bizim icinde tatilin sonu gorunuyor, hava karar di kararacak, aklimiz 20.30 da kalkacak otobusten once Bolu’dan alinacak hediyelerde, aksam Muzaffer bey kamp atesi basina gelirken Bolu’nun meshur Bolu Cikolatasi ile saray helvasi getirmis, esimin akli onlarda benim aklim ilk gun kamp yerine gelirken yine Muzaffer beyin almis oldugu patatesli ekmekte, Firina yaklasiyoruz ve son ekmekleri onumuzdeki baska bir araba aliyor, biz mahzun mahzun bakarken, kusura bakmayin Istabul’a goturuyoruz diyorlar, saglik olsun, sekerciyi ise dukkani kapatirken yakaliyoruz, alisverislimizi tamamlayip ver elini otogar, ayrilmadan onceki anlarimiz biraz duygu yuklu oldu, son ana kadar da YILDIRIM Muzaffer ve Kayinpederi Hasan Bey bizleri yalniz birakmadilar, otobusumuz 20.30 da kalkti ve bizler deyim yerinde ise yorgunluktan otobuste sizdik kaldik, sizdik derken beni ve esimi cocuklar uyuttu desem yeridir.
Sanirim bu senligin en sansli ailesi bizdik, hem YILDIRIM ailesini tanidik hem de o kisa surede Bolu’da gezilebilecek en fazla yeri gezebildik.
Her sey icin tesekkurler Rastgele-Der iyi ki varsin, Rastgele-Derr uyeleri iyiki varsiniz, YILDIRIM ailesi sizlere de ayrica kucak dolusu tesekkurler, tesekkurler, tesekkurler,
Pisagor agacini ise ancak internette gorebildim,
Saygilarimizla
Liman ailesi
Ağustos 21st, 2009 at 14:25
ewet cok güzel yerlerde ahh bide yolu güzel olsaa…